kurban,soğuk,uyku,proje,sakin,yağmur yağsın, push-up, röportaj, fotoğraf, gıcırdayan eskimiş yatak, müzik, daha çok müzik, biraz daha uyku, biraz daha sessizik. know how, know how, know how..
” sonbahar -ki acının değişmez dipnotudur-
sesinin solgun göğünde
küçük bir yıldızla bir harfi tutuşturur.
savrulur her yana kavruk kelimelerle,
yüreğini acıyla buruşturur.
bakışının pasıyla zırhlanan dünya,
binlerce pıtrak yapıştırır yüzünün kumaşına
sonbahar-ki doyumsuz bir aşkın sonudur.”
garip şehirsin vesselam.2 alıp 1 verirsin, 3 alıp hiç vermezsin. döneksin.siyah beyazsın, soğuksun, klarnetsin, koşuşturmasın, geceleri sessizsin, gündüzleri işkencesin. masal gibisin, bir yandan da hayatın en gerçek yerisin. sonunda o çevresindekilerle,beton kaplama,kaldırımlarla, saçma sapan ıvır zıvırla..kendini bilmez halde, iki parça dalıyla bırakırsın adamı.
I lay, looking at my hands
I search in these lines
I've not the answer
I'm crying and I don't know
Watching the sky
I search for an answer
I'm free, free to be
I'm not another liar
I just want to be myself...myself
And now the beat inside of me
Is a sort of a cold breeze and I've
Never any feeling inside
Ruining me...
Bring my body
Carry it into another world
I know I live...but like a stone I'm falling down
I pray, looking into the sky
I can feel this rain
Right now it's falling on me
Fly, I just want to fly
Life is all mine
Some days I cry alone,
But I know I'm not the only one
I'm here, another day is gone
I don't want to die...?
Please be there when I'll arrive, don't cry...please